Merhaba kızlar 🙂

Sizlerle tatlı mı tatlı bi o kadar da heyecanlı telaşlarımı paylaşacağım. Belli mi olur belki de fikir edinmenize yardımcı olurum. Ne yazıkki benim isteme törenim çok aceleye geldi ne kıyafet seçme zamanım oldu ne de bunları daha önceden planlama fırsatım. Tam staj dönemime denk geldiği için isteme günü eşimin ailesiyle tekrar Ankara’ya dönmek zorunda kaldım. Bu arada eşim Ankaralı ben de Kütahyalıyım, ve Ankara’da okuyorum 🙂

Her neyse gelelim o heyecanlı anlara… Ben aslında böyle çok şaşalı şeylerden hoşlanmıyorum o yüzden nişan töreni istemedim. Aşırı gereksiz ve zaman kaybı olarak görüyorum. O yüzden isteme töreninde yüzük takılsın ve direk nikahıma odaklanayım istedim 🙂 Kıpır kıpır bi yapım olduğundan çiçekli böcüklü bi elbise seçtim 🙂 İsteme töreninde abiye tarzı kıyafetler giymeyi de hiç bir zaman onaylamıyorum ne yazıkki.

Tez yazıyorum staja gidiyorum derken o gün gelip çatınca son gün elbisemi aldım. Aldığım gibi de doğru Kütahya’ya. Ertesi gün uyanır uyanmaz ilk işim pastaneye gitmek oldu, kahvenin yanına çikolata koymak lazım malum 🙂 Çikolata seç, kuaföre git derken bir telefon ” Biz Kütahya’ya girdik ”. Ahh dünyalar nasıl başıma yıkıldı bilemezsiniz.  Çünkü o an hazır olan sadece saçımdı. Ama asıl hayal kırıklığını eve gidince yaşadım. Acele yapılan işe şeytan karışır sözü tam o an anlam kazanmıştır sanırım. Ne topuklu ayakkabılarımı getirmişim de makyaj malzemelerimi 🙁 Eşimi arayıp durumu anlattım çok şükür ki anlayışlı bir eşe sahibim 2 saat boyunca ailesini avmde oyalamaya razı oldu 🙂

Apar topar makyaj malzemesi topladım o kozmetik dükkanı senin bu kozmetik dükkanı benim. Kütahya’yı bilenler varsa beni anlayabilirler Kütahya’dan böyle şeyler alacaksan pek de fazla seçeneğin yoktur. E bende böyle bi günde kuaföre makyaj yaptırıp günümü harap etmek istemeyeceğim için elimdekilerle ortaya bişeyler çıkardım. Sonra ding dong 🙂 O ana kadar sinirden başka zerre kadar duygu hissetmeyen Havoşun eller titremeye başladı haliyle. Artık o an gelmişti. Herkes tek tek yerine oturmuş benim odaya girmemi bekliyordu. Ayaklarım zangır zangır titreyerek girdim teker teker ellerini öptüm. 5 dk sonra el ve ayak titremesi yerini sadece ufak bi heyecana bıraktı 🙂

Kahveler için mutfağa girmiştim sonunda. Deli gibi her dükkana girip aramak zorunda kalmadığım tek şeydi sanırım kahve fincanları, ne de olsa Kütahyalıyım 🙂 Kahveleri hazırladım ama eşime ne yazıkki kıyıpta o tuzu fincana boşaltamadım 😀 Zaten kahve içmek ona büyük bi işkence 🙂 Kahveler içildi Allah’ın emri Peygamber’in kavliyle dendi ve kızı verdik gitti 😛

4 yıldır ailemden uzak bi şehirde olmama rağmen, yuvadan uçacağımı ilk defa o kadar yürekten hissettim. Bu zaman kadar yaşadığım en tarifsiz duygulardan biriydi bu duygu. Umarım Allah her kıza nasip eder bu duyguyu tatmayı 🙂

İşte böyle kızlar. İsteme böyle heyecanlı ama bi o kadar aceleyle geçti. Pişman mıyım değilim. Çünkü önümde bunu telafi etmem gereken bir nikahım var 🙂

Nikah telaşında görüşmek üzere :*