Merhabaa! 🙂

Yeni, bir o kadar da seveceğinizi düşündüğüm bir bölümle karşınızdayım. Şayet ben çok eğlenerek yazacağımdan eminim. 🙂 Yazdığım bu kitap önerilerinin ne kadarını beğenirsiniz bilemem ama ben yılmadan bu yazıları yazacağım sizlere. 🙂 Kitap okumak çoğu insan için sıkıcı, gereksiz bir eylem olarak düşünülse de; ne kadar kitap okumayı sevmiyorum diyen bir insan bile kendinden bir şeyler bulduğu, akıcı bir kitabı okumaktan kendini alıkoyamaz. 🙂 Bu kitaplardan ilk bahsetmek istediğim, her insanın kendinden bir şeyleri muhakkak bulacağını düşündüğüm bir kitap olan ‘Kürk Mantolu Madonna’. Sabahattin Ali’nin kendi farkını ortaya çıkardığı, harikalar yarattığı bir kitap. Sabahattin Ali’nin kaleminin sağlamlığını bizlere bir kere daha gösteren bu kitap, güzel olduğu kadar bir o kadar da zorluklarla yazılmış. Gelin, sizlere biraz da kitabın yazılma hikayesinden bahsedeyim. 🙂 Sabahattin Ali bu kitabı ikinci kez askerlik yaptığı Büyükdere’de çadırda yazmaya başlamış. Bir gazetede günü gününe ‘Büyük Hikaye’ adı altında bölüm bölüm yayınlanmış; hatta romanı yazdığı günlerde attan düşüp sağ kol bileği çatlayınca, kolunu tenekede ısıtılan suya koyup yazmaya devam etmiştir. Bu derece yaşadığı zorluklara rağmen inanılmayacak kadar güzellikte bir kitap olduğunu okumaya başladığınızda anlayacaksınız. 🙂

Yazının başında herkesin kendinden bir şeyler bulacağını düşündüğüm bir kitap olduğunu yazmıştım. Çünkü kitabın baş karakteri Raif Efendi yaşadığı hislerle, bazı düşünceleriyle bizi böyle düşünmeye yönlendiriyor. Maddi durumu iyi olan, sabuncu bir babanın oğlu olarak geliyor dünyaya Raif Efendi. Sıradan, memnun olmadığı hayatı sabunculuğu öğrenmek için gittiği Berlin’de bir sanat galerisinde gördüğü portre sayesinde gittikçe değişmeye başlıyor. Platonik, bir o kadar da saf bir aşk kitabın akıcı olmasını sağlıyor. Aslında kitapta konunun yanı sıra anlatım tarzı etkiliyor insanı. Bir kitap ancak bu kadar güzel bitirilebilirdi diye düşünüyorsunuz kitabı bitirdiğinizde. Basit bir konu olduğunu düşünebilirsiniz ama emin olun dünyanın en basit konusunu bile Sabahattin Ali’nin kalemi başkalaştırıyor. Bunu kitabı okuduğunuzda aynı şeyleri sizde düşüneceksiniz! 🙂 Muhakkak ama muhakkak yaşınız kaç olursa olsun hayatınızın bir döneminde okumalısınız bu kitabı. Çünkü okuduğunuzda gerçekten hayata, aşka bakış açınız değişecek. Kitabın özetini çoğu yerde okuyabilirsiniz zaten ama bence en güzel açıklama kitabın yazarından! 🙂 Umarım bu yazıyı okuduktan hemen sonra okumaya başlarsınız. Okuduktan sonra bu yazının altında kitap hakkındaki yorumlarınızı okumayı çok isterim. Başka bir yazıda, beğeneceğinizi düşündüğüm kitap önerilerinde yeniden görüşmek dileğiyle! 🙂

”Dünya’nın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir!… Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?”
Sabahattin ALİ