Trabzon’da yaşayanlar çok iyi bilir Atatürk Köşkü’nü. Ben de  yeni öğrendim ve öğrenir öğrenmez hemen ziyarete gittik.

Tüylerim böyle ilk defa Anıtkabir’de diken diken olmuştu. Sonra ise burada… Nasıl tarih kokuyor bir bilseniz. Gıcırdayan ahşap merdivenler, eskimiş haliyle bile insanları mest eden mutfak terekleri, ahşap oymalı boy aynaları ve yine tarihin yattığı koskoca koridorları, salonları kaplayan halılar… O anları yeniden yaşadım şu an anlatırken. Mutlaka gidilip görülmesi gereken bir yer. Hem gidiş yolunda hem geliş yolunda köşk size hissettirecek kendini. Çevresindeki ağaçlar bile o kadar anlamlı duruyor ki…

Sanki burayı biliyormuşçasına toprak tonları giydim üzerime. Bootilerden tutun da gözlüklerime kadar. Bu ortamın eşsiz havasında kombin çekimi yaparken kendimi o kadar mutlu hissettim ki. Bir de şurdan çek, burdan da çeker misin… Ve sonuç 500 fotoğraf. Kombinim köşkün fon olmasıyla anlam buldu sanki.

Hava biraz kapalıydı. Ama üşütmeyen bir kapalılık. O yüzden kombinimin üzerine bir şal atarım diye düşünüyordum ki, dolabımda sadece bir kere giyilen ve uzun zamandır giyilmeyi bekleyen ispanyol paça pantolonumu kestirdim gözüme. Onların altına tabi ki topuklu bir bot kaçınılmaz. Şal zaten kesindi. Sonra böyle şal kombinlerinde kullanmak için aldığım aynı zamanda aşk yaşadığım kemerimi kullanmak istedim ki renkleri tam da kombinime cuk diye oturmuşken. Kombinim hazır olduğunda farkettim ki zaten bu tarz şal kombinlerinde topuksuz bir ayakkabı kaçınılmaz.

Bu kombin benim en sevdiklerim arasına çoktan girdi bile. Bakalım siz beğenecek misiniz 🙂

 

IMG_2624

 

IMG_2796

 

IMG_2675

 

IMG_2771

 

IMG_2785

 

IMG_2809

 

IMG_2852

 

IMG_2741

 

IMG_2683

 

Kazak/Sweater – Mango

Şal/Wrap – H&M

Pantolon/Pants – Bershka

Bot/Boat – H&M

Çanta/Bag – Mango

Kemer/Belt – Stradivarius